6. BOYUT HAKKINDA BİLGİ

Merhaba sevgili dostlar. Bu ana kadar yaşadığımız dünya serüveninin anlatımını kısaca paylaştık. Gerekli gördüğüm yerlerden konu anlatırken, negatif boyutlar ilmi olarak çok fazla yetkinliğe sahip olmalarına rağmen, sizlerin zihninde o alana kapı açmamak adına özellikle kaçındım. Gayem, paylaşımlarımın sizde fiziki değişime uğratmamış olsa da algı ve duygu alanlarınızda uyarılmalara sebep olmasıydı. Bu da sizin de o boyutlara taşındığınız anlamına gelir.

 

Şimdi de algılarınızda ulaşmanız gereken ilk hedef, Dünya'nın kamile erdiği 6. boyutla aynı ölçüde bir olarak olgunluğa ulaşmaktır. Nedir bu olgunluk derseniz; olgunluğu meyve ile anlatırsak, son evresine girmiş ve yeni başlangıç tohumlara ev sahipliği yapan halidir. Ondan ayrılan tohumlar yeni döngüye ilerlerken, bizlerde olgunlaşmış halinden bahsedelim.

 

Olgunlaşan, yani kamile ulaşan insan bireyi, dünya algısında en üst makama ulaşır. Fakat bu sadece merdivenin ilk basamağını temsil eder. 6. boyutta, alemi nasutin en üst bilgi kümelerine vakıf olunur. Bu veriler ışığında yeni oyun alanına kapı açma fırsatına ermiş oluruz.

 

Tabii ki 6. boyut içerisinde de ham halden olgun hale geçişin emareleri, zorlu haller yaşatır. Yine bu boyutta, iyi ve kötünün neden iç içe barındığını anlayarak kendimizi arındırmak için çaba gösteriyor olmamız gerektiğidir. 6. boyuta varan kişi, yaşamsal kaderine daha vakıf fakat yine de fiziki beden içinde olarak yaşamına devam etmektedir. Buna farklı yaşam formları ya da insani formda devam ediyor olabilir. Buna da döngünün hangi alanına ait olduğuna ve temsil ettiğine göre karar veriliyor olacaktır.

 

Neden insan yüzüne en son kavuşulduğundan bahsedelim. İnsan, yaratımın yüzüdür. Yani en kamil form onda mevcuttur. Bu bilginin ışığında, neden uzaylı ya da metafiziksel denen varlıkların bizimle bir olma ve tekamüle eşlik etme sebebini anlatalım. Onların tamamlanmamış formda olduğunu belirtirsek, bizle bir olarak yaratımın son noktası olan insanın içinde birliğe erdiğini söyleyebiliriz.

 

Bu anlatımla henüz olayları anlamayanların zihnini açmak adına; maneviyatta ilk, ve resmedilirken yani fiziki aleme yansırken son yaratılan varlık insandır. İki süre zarfında arada kalan her varlığın ortaya çıkması da yine insanın tezahürünün yansımasıdır. Günün sonunda, aynı çatı altında toplanan aile bireyleri gibi, aynı bedende bir ve tek halini alana kadar gösterilen resmin parçalarıdır. İyi veya kötünün kalmadığı son hale kadar, çiçeğin açılan yaprakları gibidir. Özde bir, görüntüde farklılık arz eder.

 

6. boyutu bizden ayıran en önemli unsurları, kozmik alanın gücünü daha çok benimsemiş ve içselleştirmiş olmalarıdır. O sebeple teknolojik ve ruhsal alanlarında daha büyük ilerlemelere ulaşmışlardır. Boyutun halkları ile kimi zaman iletişime geçen, bilgi aktarımına sahip olanlar elbette mevcuttur.

 

Unutulmaması gereken, bu boyutta da hem iyi hem de kötü gücün yansımalarına sahip birey ve topluluklar olduğudur. Bilgilere sahip olan kişi, nedenleri ve bilgi düzeyini iyi ele almalı ve o şekilde paylaşımda bulunmalıdır. 6. boyut bize cazip gelse de, her basamağın artısı olduğu gibi, zıttı olan negatif boyutunun da yükselerek -6 negatif boyutun yansımalarını içsel dünyamızda yaşayabileceğimizi ve yeni sınavlara sokabilecek güçler barındırıyor olduğunu unutmayalım.

 

6. fiziksel boyut, alemimiz içinde en üst pozitif nokta olmakla birlikte, bir üst mertebenin emarelerinin yansımalarına, yani ruhsal ayrışmaların iç içe yaşanmaya başladığı alanlardır. Nedir bu ayrışmalar dediğinizi biliyorum. Konum olarak bakıldığında, harikulade yaşam olarak adlandıracağınızı biliyorum. Fakat asıl olan, hangi gerçeklik boyutundan bakıldığıdır.

 

Biz insanoğlunun serüveni, bundan milyonlar hatta milyarlarca yıl önce, kendi gerçeklik algımızdan düşmeye başlayarak bulunduğumuz boyuta indirilmemizle sona ve tekrar başa doğru ilerlediğimiz döngünün içine soktu. Bir sonraki yaşam alanları, bilmeyenler için ne kadar olağanüstü gelse de, o boyuta daha yukarıdan geldiğini bilen için o kadar da yetersiz görünmektedir.

 

Öncelik kendimizi tanımamızdır. Eğer yüksekten o boyuta indiğimize vakıf olursak, o boyuttaki yaşamda da o kadar donanımlı ve bilgi sistemine sahip olarak ilerliyor oluruz. İlk kez deneyimlediğini düşünen bilinçte o ölçüde vakıflığa erer. Bu da o boyut içinde de yüksek teknoloji ve bilgi sahibi topluluklar olduğu kadar, henüz o bilgiye ulaşmamış olsa da 3. boyuttan daha gelişmiş his ve olgunlukla yaşamını sürdüren bireylerin mevcut olduğu anlamına gelir.

 

Asıl olan, O'na bağlantınızın mükemmeliyete ermek bilinci içinde kendinizi geliştirme şevkidir. Fiziksel olarak tıpkı biz insanoğlunun emarelerine sahip olanlar olduğu gibi, o boyuta has olan ırksal çeşitlilik mevcuttur. Dünya'da farklı ten ya da etnik köken ayrımına sahip olduğumuz gibi, çeşitli şekilleri mevcuttur. Asıl olan şekilden ziyade, Hakk'ı hangi ölçüde tezahür ettiğidir.

 

Biz nasıl evlilikler yapıyorsak, onlar da fiziksel emareleri ölçüsünde yaşar. Bizim bildiğimiz ya da farklı şartlarda teşkilatlanmış olabilir. Evlilikleri, ırksal standartları ölçüsünde şekillenir. Farklı ırk birliktelikleri, henüz bilinmeyen çeşitlilikler ortaya çıkarabilir. Melez ırklar, bir sonraki gelişime faydası olabileceği gibi, zararı da dokunabilir. Bunlar ahlaki olarak bazı kurallar konulsa da, tıpkı dünyadakiler gibi, ahlaken çöküntüye uğramış ve yanlışa düşen kişiler olabilir. Bu da hem doğru hem de yanlış kavramların orada da vakıflığı olduğudur.

 

Teknolojik olarak büyük gelişmelere sahip olsalar da, asıl olan ruhun gücüdür. Bu sebeple, henüz benim kanatım ölçüsünde yeterli ilme sahip olmadıklarıdır. İkilemler içinde yaşayan biz insanoğlu, arınmadan asla gerçeğin arkasında ne olduğunu bilemeyiz. O yüzden her daim vakarlı kalarak O'nun birliğinde daim kalalım.

 

6. boyutta din, çok boyutlu karmaşık sistem içinde yer alır. Asıl olan ahlak, yani Allah'a yakınlık ölçüsü olarak değerlendirilir. Şimdi burada dahi birçok din O'na yakınlığı ile övünse de, sadece 1 Hak din resmi olarak kendini tamamlamış, yani kamile erdirilmiştir. Onun dışında söylenenler, burada ayrılık getirebildiği gibi, 6. boyutta da farklı yaklaşımlar ile O'na kavuşmaya çalışılmaktadır.

 

Resmi olarak belirli bir dil olmasa da, günümüz şartlarından bağımsız dil, hiyerografik temelli veya matematiksel değerli yazı çeşitleri mevcuttur. Bizler kendi içimizde anlamasak da, o toplumlar birbirini rahatça anlar ve aktif şekilde farklı algılar ile anlaşabilirler.

 

Yaşamsal standartlarına uygun birliktelikleri, sosyal imkanları ve meslekleri ayrılır. Yemek, içmek, fiziksel yaşamlarını korumak için etnik kökenlerine bağlı kalarak bütünlük esasına göre düzen kurarlar. Bunlar bizim ölçütlerimize uymayabilirler. Her halk kendi değer yargısını geliştirmiş ve uygulamaktadır.

 

Etnografik olarak kültür gelişmelerini inceleyen ırklar, bizlerle daha çok iletişimdedir. Bizler nasıl hayvanlar üzerinde deney yapıyorsak, aynı ölçüde merak ederek bizleri teste tabi tutmaktadırlar. Her kurulan temasın güvenli olacağı yargısına varmadan, kimle ve neyle iletişim kurduğunuz konusunda emin olmadığınızda, kendinize müdahalelerde izin vermeyin.

 

-Üstad Hüseyin Çetin